- Katılım
- 20 Ağu 2025
- Mesajlar
- 498
- Tepkime puanı
- 139
- Cinsiyet
- Kadın
- İlgi Alanı
- Edebiyat
-Atatürk İlke Ve İnkılapları-
Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve gelişmesi için verdiği uğraş sırasında geliştirdiği ve çağdaş Türkiye'nin temellerini oluşturan ilkelerin başında Cumhuriyetçilik gelir. Osmanlı İmparatorluğu'nda egemenlik tek kişide, padişahta toplanmıştı. Yeni Türkiye Cumhuriyeti'nde ise egemenlik ulusun elinde olacak ve halk bu egemenliği belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullanacaktı. Atatürk'e göre, devlet başkanın da belirli bir süre için seçildiği Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönetmesi demek olan demokrasi için de en uygun siyasal sistemdi. Atatürk'ün en büyük başarılarından biri de, 20. yüzyılın başında Türkiye için çok yeni bir kavram olan ulusçuluğu topluma benimsetmesi olmuştur.
Ulusçuluk, ulusal devlet kurma, ulusal bir siyaset uygulama ve çağdaşlaşmanın temelidir. Atatürk ulusçuluğu ulusun dil, tarih, kültür alanlarındaki bilincini geliştirmeyi, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını korumayı ve Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaç edinmiştir. Başka devletlerin bağımsızlığına saygı gösteren bu ulusçuluk yayılmacılığa karşıdır. Atatürk ulusçuluğu ırkçılığa değil Türk ulusunun ulusal ülkü ve amaçlarına olan bağlılığa, Türk devletinin ulusu ve ülkesi ile bölünmez bir bütün oluşturduğu ulus gerçeğine bağlı, ulusal bilinci geliştiren, yayılmacılığı ve ümmetçiliği reddeden laik bir ulusçuluktur.
Laiklik, din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması, devlet işlerinin ve hukuk kurallarının dine değil akla ve bilime dayandırılması anlamına gelir. Laiklik ilkesi kişiye din konusunda özgürlük tanınmasını kişinin dini inançlarından ötürü farklı işlem görmemesini de içerir. Atatürk'ün öncülüğünde gerçekleştirilen, saltanatın ve halifeliğin kaldırılması, öğretimin birleştirilmesi, tekke ve zaviyelerin kapatılması laikliğin gerçekleşmesi doğrultusunda atılan önemli adımlardır. Böylece Türkiye'nin çağdaşlaşması yolundaki önemli bir engel ortadan kaldırılmış, ayrıca anayasa laiklik ilkesi konarak Türkiye Cumhuriyeti'nde din ve vicdan özgürlüğü anayasa güvencesi altına alınmıştır.
Halkçılık ilkesi, egemenliğin kaynağının ulus olması gerçeğine dayanır; her şeyin halk için, halk tarafından yapılmasını, yasalar önünde mutlak eşitliği ve herhangi bir kişi, aile ya da toplum kesimine ayrıcalık tanınmasını içerir. Toplumdaki sınıf çatışmasını reddederek, toplumsal düzenin ve dayanışmanın; toplumdaki farklı kesimlerin çıkarları arasında uyumun sağlanması gereğini ortaya koyar.
Atatürk'ün Devrimcilik ilkesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş uygarlık düzeyine çıkmasına engel olan eski kurum ve düşünce sistemlerini yıkarak yerlerine yenilerinin getirilmesi olarak tanımlanabilir. Bu ilke kalıplaşmaya, durağanlığa, çağın gerisinde kalmaya karşıdır.
Devrimcilik, ülkeyi çağdaş bir toplum durumuna getirmeyi; toplumun sürekli gelişmesini ve yenileşmesini amaçlar. Bu anlamda hem gerçekleştirilen köklü dönüşümleri korumayı, yaşatmayı hem de sürekli gelişen, yenileşen, değişen dünyaya ayak uydurmayı gerekli kılar.
Devletçilik, devletin toplum yararını gözeterek ekonomide düzenleyici, yönlendirici ve gelişimci olarak etkin bir işlev üstlenmesini içerir. Cumhuriyet döneminin başlarında ekonomik alanda kişisel girişim ve etkinlik temel alınmıştı. Ama hızlı sanayileşmeye yönelik temel sanayi yatırımları için gerekli özel sermaye birikimi yetersiz düzeydeydi. 1930 Büyük Dünya Bunalımı'nın da etkisiyle devlet yatırımcı ve işletmeci bir ekonomik rol üstlendi, Devlet ekonomik işlevine yön veren bu ilke 1930'larda devletin piyasaya etkin müdahalesi, sanayiyi dış rekabete karşı koruması ve devlet işletmeciliği biçiminde uygulandı.
Ulusal devletlerin kurulması toplumların siyasal gelişmelerindeki en önemli aşamalardan biridir. Türkiye bu aşamaya, ümmet temeline dayalı Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkıntıları üzerinde ilk ulusal devleti kuran Atatürk'ün gerçekleştirdiği atılımlarla gelmiştir. Saltanata, askeri yönetime ve din kurumlarına dayalı Osmanlı Devleti'nin yerine, Atatürk ilkelerine ve devrimlerine dayanan çağdaş ve laik bir devlet kurmuştur.
Kaynakça: Temel Britannica Temel Eğitim ve Kültür Ansiklopedisi (1992), İstanbul, Ana Yayınları