Güncel Autumn sonata (1978)

🕒 Konu sahibi 22 dakika önce aktifti

Nvn

Yönetici
IFGT Admin
Katılım
15 May 2025
Mesajlar
3,109
IFGT Puan
108
Cinsiyet
Kadın
Takım
Beşiktaş
Burç
Başak
Review_120_Photo_3_-_Autumn_Sonata_(1978).jpg

"-Bazen geceleri uyanıkken gerçekten yaşayıp yaşamadığımı merak ederdim.
Bu herkes için böyle midir?
yoksa bazı insanlar sevmek konusunda daha mı yetenekli oluyorlar?
ya da bazı insanlar yaşamak yerine sadece var mı oluyorlar?"

***

“-Ona bir kez olsun söyleyebilseydim keşke koşulsuz sevildiğini.
Ama bana inanacağı şekilde söylemem imkansız.”

***

"-Acaba bir kere olsun kendinden başkasına değer verdin mi?"

***

"-Kişi nasıl yaşaması gerektiğini öğrenmeli.
Her gün üzerinde çalışıyorum. En büyük engelim kim olduğumu bilememem.
Kör gibi el yordamıyla arıyorum.
Eğer birisi beni olduğum gibi severse sonunda kendime bakmaya cesaret edebilirim belki.
Bu olasılık benim için oldukça uzak."

***

"-Hiç olgunlaşamadım. Yüzüm ve vücudum yaşlandı.
Anılar ve tecrübeler edindim ama içimde henüz doğmamıştım bile."

***

"-Kendin nasıl incindiysen hayatta, beni de incitmeyi başardın.
Hassas ve duyarlı ne varsa, saldırdın.
Yaşayan ne varsa, boğup öldürmeye çalıştın."

***

“-Sınırlara inanmamız sadece korku ve ukalalıktan.
Hiçbir sınır yoktur. Ne düşüncelere ne de duygulara.
Sınırları koyan korku ve endişedir.”

***

"-Eğer birisi beni olduğum gibi severse,
sonunda kendime bakmaya cesaret edebilirim belki."

***

"-Gerçekliği algılamak bir yetenek işidir.
Çoğu insanda bu yetenek yoktur ama belki böylesi daha iyidir"

***


''-Kızının mutsuzluğu bir annenin zaferi midir?
Anne, benim üzüntüm sana gizli bir zevk mi veriyor?''

***

''Annelerin mutsuzluğu, kızlarının mutsuzluğudur."

***

''Bir anne ve kızı.
Duyguların, kafa karışıklığının ve yıkımın ne korkunç bir birleşimi.
Sevgi ve şefkat adına her şeyi yapmak mübah.''

***

"'-Sürekli konuşurdun ama ben bir şey anlamazdım.
Aptallığımı açığa çıkaracaksın diye ödüm kopardı.
Ama bir şey öğrendim. Gerçek benim en ufak bir parçamın bile sevilip kabul edilmeyeceğini.
Benim hakkımda o kadar takıntılıydın ki gittikçe daha korkak ve ezik oldum.
Ne duymak istiyorsan onu söyledim, senin hareketlerini taklit ettim.
Tek başımayken bile kendim olmaya cesaret edemiyordum.
Çünkü kendim olmaktan nefret ediyordum!
Bu çok korkunçtu anne! Hala o günleri düşündükçe titriyorum."

***

"-Kendin nasıl incindiysen hayatta, beni de öyle incitmeyi başardın.
Hassas ve duyarlı ne varsa saldırdın.
Yaşayan ne varsa boğmaya çalıştın.''

***

"-Aynı şekilde, sayısız gerçeklik olmalı.
Sadece bizim körelmiş duyularımızla algıladıklarımız değil.
Aynı zamanda iç içe geçmiş bir gerçeklikler kargaşası olmalı.
Sadece korku ve ahlakçılık bizi kısıtlayabilir. Hiçbir sınır yoktur.
Ne düşüncelerimiz için ne de duygularımız için.

Sınırları koyan endişedir.''
 
Geri
Üst Alt