Üst Alt
  • Cevap yazabilmek için lütfen kayıt olun ya da giriş yapın. Foruma giriş yaparak veya kayıt olarak tüm özelliklere erişebilirsiniz.

Çağın ‘hastalığı mı modası mı?’... ‘Ben DEHB’liyim’ salgını

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Sedh
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Çağın ‘hastalığı mı modası mı?’... ‘Ben DEHB’liyim’ salgını

Sedh

Diamond Member
Elmas üye
Katılım
4 Haz 2020
Mesajlar
32,679
Tepkime puanı
10
Beyazıt ŞENBÜ[email protected]şturulma Tarihi: Ocak 07, 2025 07:00Son yıllarda okullarda veliler, üniversitelerde gençler, ofislerde iş arkadaşları arasında sıkça konuşulan ortak şikayetlerden biri de ‘Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’ (DEHB). Herhangi bir nedenle dikkat dağınıklığı yaşayan kişiler, sosyal medyada birkaç belirtinin sıralandığı kısa ve yüzeysel videolarla kendilerine hemen DEHB tanısı koyuyor. Bu videolar her geçen gün yaygınlaşıyor ve çeşitleniyor. Öyle ki bu videolarda söz konusu bozukluğa ilişkin sloganların yazıldığı kahve kupaları ve tişörler pazarlanıyor, hatta DEHB üzerine yazılmış bir marş bile karşımıza çıkıyor. Peki günlük yaşam pratiklerini sekteye uğratacak kadar ciddi bir norögelişimsel bozukluk olan DEHB, konuşulduğu kadar yaygın mı yoksa özellikle gençler arasında ‘ben DEHB’liyim’ demek bir moda, farklı olma çabası ya da başarısızlığa karşı bir kılıf mı? Uzmanlara sorduk.
Haberin DevamıDünya Sağlık Örgütü’ne göre DEHB, dünya çapında çocukların yaklaşık yüzde 5-7’sini, yetişkinlerin ise yüzde 2,5-5’ini etkiliyor. Türkiye’de ise bazı akademik araştırmalar her 20 çocuktan birinde DEHB görüldüğünü söylüyor. Ancak pek çok farklı psikiyatrik bozuklukla benzer belirtileri taşıyabilen DEHB’nin doğru tanılanması için bir uzmanın takibi gerekiyor. Sosyal medyada yayınlanan yanıltıcı ve yanlış yönlendiren videoların çoğalmasıyla birlikte kendilerine ulaşan şikayetlerin de arttığını söyleyen uzmanlar şu uyarılarda bulunuyor:BEN DEHB’LİYİM DEMEK FARKLI OLMA ÇABASI

Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan İnal:
‘Ben DEHB’liyim, bu nedenle sorunlu ve farklıyım’ düşüncesi aslında bir negatif kimlik çabası. Yani; özellikle ergenler ‘ben DEHB’liyim bana ayrıcalıklı davranın, hatalarımı görmezden gelin’ gibi bir beklentiyle bu tavra bürünebiliyor. Bu davranış sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Hastalığın arkasına sığınma, sorumluluklardan kaçma kişinin gelişmesini önler ve geriye götürür. Kişi yapabileceklerini de yapmaz, kolaycılığa alışır. Bu tavrın başarıya ulaştığını gören başka gençler de aynı yöne itilmiş olur. Böylece tanı koyulmadan ‘Ben DEHB’liyim’ diyenlerin sayısı giderek artar.Haberin Devamı
BİR BOYUTU DA İLAÇ SUİSTİMALİ
DEHB, uzman takibi olmadan tanı koyulabilecek bir nörogelişimsel bozukluk değil. Her dikkat sorunu ya da unutkanlık DEHB’den kaynaklanmaz. Bir vitamin eksikliği bile bunu yapabilir. İnsanın bir video izleyip kendi kendine tanı koyması sağlıklı değil. Profesyonel değerlendirmeyle bu tanıyı alan kişilerin tedavisinde kırmızı reçeteli, kontrole tabi olan amfetamin içerikli ilaçlar var. Bu ilaçlar da suistimal edilebiliyor.Uykuyu azaltması, odağı artırması nedeniyle özellikle sınav zamanlarında bu tür ilaçların kullanıldığını duyuyoruz. Oysa bu ilaçları sadece gerçekten ihtiyacı olan kişiler alabilmeli. Çünkü bunlar başka rahatsızlıkları da tetikleyebilecek olan çok sakıncalı ve dikkatli kulllanılması gereken ilaçlar. ”Haberin DevamıDEHB GENÇLER İÇİN ‘SAVUNMA KALKANI’
Prof. Dr. Gökhan Malkoç (Türk Psikologlar Derneği Başkanı):
Türkiye’de bu konuda istatistikler maalesef tutulmadığı için elimizde bilimsel veri yok ama gözlemlerimize göre DEHB suistimal ediliyor. İş hayatında başarısızlığa, sosyal yaşamda eksikliklere, okulda zayıf notlara savunma kalkanı olarak kullanılabiliyor. DEHB’nin genetik, psikolojik, biyolojik, davranışsal tarafları var. İnsanların normal yaşantılarını sürdürmelerini engelleyecek bir durumdan bahsediyoruz. Bir gün sabah açlık şekerinizi ölçtüğünüzde yüksekse ‘bende şeker hastalığı var’ demek nasıl yanlışsa, DEHB için de takip süreci şart. Dikkatin kolay dağılması, devamlı dürtüsellik, uğraşılan işten hemen sıkılmak, kendini dışlamak, göz teması kuramamak gibi bir sürü belirti var. Kliniğe bu gözlemlerle gidilmeli.Haberin DevamıKONUŞULDUĞU KADAR YAYGIN DEĞİL
Irmak Kerimoğlu (Uzman Gelişim Psikoloğu):
Hareketli ve ders başarısı düşük çocuğu olan ebeveynlerde ‘herhalde benim çocuğum DEHB’li’ deme eğilimi var. Oysa bu sorunun görülme sıklığı konuşulduğu kadar fazla değil. Sınıf ortamında uyum sorunu yaşayan 10 çocuktan belki birinde gerçekten bu sorunu görebiliriz. Kendi kendine tanı koymak her zaman bir ‘savunma mekanizmasıdır’. ‘Bende panik atak var’ demek nasıl stresle başa çıkamamanın kalkanı ise burada da aynı durum söz konusu. Ekranla geçirilen sürenin artması odaklanma becerilerimizi ciddianlamda azalttı. Ancak bu ve bunun gibi durumlar DEHB tanısını karşılamaya yeterli değil.Haberin DevamıDİKKAT MERKEZİ BOZUKSA...
Prof. Dr. Tanju Sürmeli (Psikiyatrist):
Bazen aileler gelip çocukta dikkat eksikliği olduğunu söylüyorlar. Ancak ölçümleme yapıyoruz, dikkat eksikliği yok. Motivasyon eksikliği, öğrenme güçlüğü gibi farklı sorunlar var. Öncelikle okulda da evde de aynı sorunu yaşadığını gözlemlemiş olmamız gerekiyor. Çünkü dikkat merkezi bozuksa farklı ortamlarda da bu sorunu yaşar. Sınıfta 5-10 dakika sonra dikkati kopuyor, bir şeylerle oynamaya başlıyorsa, çizimler yapmalar, sınıf içinde gezmeler varsa bu sırada beyin sanki sisli bir buluta girmiş gibi oluyor. Benzer davranışlar evde de tekrarlanıyorsa ebeveynler düşünmeli. Diğer yandan yeni nesilde ciddi anlamda umursamazlık var. Sorumluluk almayla ilgili bu umursamazlık da DEHB olarak algılanabiliyor.Haberin Devamı
DEHB MARŞI BİLE YAZDILAR
Söz konusu bozuklukla ilgili paylaşımlar yapan bir sosyal medya kullanıcısı ‘DEHB Marşı’ yazdı. Marşta DEHB’nin kişi üzerinde yarattığı olumsuzluklardan ‘Hep bir farklı hissettim ama sebebini bilmezdim, dışarda neşeyle yeşerirdim, sosyal pilimi bitirirdim. Eve dönünce ise tek derdim kimse aramasın isterdim. Tüm maskelerini indirdim, kendime bir selam verdim. Hakkımda hiçbir fikrim yok çünkü hep DEHB’liydim’ sözleriyle bahsediliyor. Diğer yandan ‘DEHB’ yazılı kahve kupası ve tişörtlerin de tasarlanıp satılması, gençler arasındaki bu ‘moda’yı gözler önüne seriyor.
Haberle ilgili daha fazlası:#DEHB#Türkiye Çocuk Ve Genç Psikiyatrisi Derneği#Dünya Sağlık Örgütü

677c5c136c0175a78eb04226.jpg


666420b95a540ded67732dfa.jpg


677cc91a05446bbcf5899cd7.jpg


677c5c286c0175a78eb0422b.jpg


677cc93e05446bbcf5899cd9.jpg


677cc97e05446bbcf5899cdb.jpg


677cc99f05446bbcf5899cde.jpg


677c5c1b6c0175a78eb04228.jpg


Bu Haber Hurriyet.com.tr'den Alıntılanmıştır. Kaynak: https://hurriyet.com.tr/
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı kanunun 8. maddesi ve T.C.K'nın 125. maddesine göre; ircforumlari.gen.tr olan forum sitemize eklenen içeriklerden, içeriği ekleyen kullanıcı sorumludur. Kullanıcı bazlı herhangi bir telif hakkından ircforumlari.gen.tr sitesi ve site yetkilileri sorumlu değildir. Telif hakkı kapsamında bulunan içerikler ile ilgili hukuksal bildirimleriniz için buradan iletişime geçebilirsiniz. ircforumlari.gen.tr yönetimi size en geç 48 saat içerisinde dönüş yapacaktır.
Geri