Üst Alt
  • Cevap yazabilmek için lütfen kayıt olun ya da giriş yapın. Foruma giriş yaparak veya kayıt olarak tüm özelliklere erişebilirsiniz.

Eğirdir Gölü'nde müsilaj ortaya çıktı! 'Çok geç kalınırsa gölün önceki su kalitesine sahip olması imkansızlaşacak'

🕒 Konu sahibi 47 dakika önce aktifti
Eğirdir Gölü'nde müsilaj ortaya çıktı! 'Çok geç kalınırsa gölün önceki su kalitesine sahip olması imkansızlaşacak'

SedhSedh doğrulanmış üyedir.

Diamond Member
Elmas üye
Katılım
4 Haz 2020
Mesajlar
32,679
Tepkime puanı
10
Türkiye'nin en büyük tatlı su göllerinden Eğirdir Gölü'nde ortaya çıkan aşırı kirlilik ve kuraklıkla birlikte alg patlamasının yanı sıra, müsilaj da ortaya çıktı. Dr. Erol Kesici, “Tatlı su kaynağının her tarafını bitkiler istila etti. Önlem alınmasında çok geç kalınırsa gölün önceki su kalitesine sahip olması adeta imkansızlaşacak. Çünkü gölde kirliliğe neden olan makro ve mikro su bitkilerinin aşırı gelişimi kontrol altına alınamıyor." dedi.
Haberin DevamıTürkiye'nin önemli tatlı su kaynaklarından ve stratejik öneme sahip Eğirdir Gölü, özellikle bu yıl can çekişiyor. 1950'li yıllarda ortalama su derinliği 16 metreyken günümüzde 3,2 metreye kadar düşen ve su miktarındaki kaybın yüzde 70'e ulaştığı belirtilen Eğirdir Gölü'nde önceki günlerde başlayan alg patlamasının yanı sıra, müsilaj da başladı. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, Eğirdir Gölü'nün bazı kıyı kesimlerindeki suyu, yeşil bir örtü gibi kaplayan alg patlamasının (siyanobakteri), gölün üst kısmını ise müsilaj şeklinde kapladığını kaydetti. Gölün ileri kesimlerinde suyun renginin birçok alanda siyanobakteri etkisinde olduğuna dikkati çeken Dr. Erol Kesici, göl suyunun parlak yeşil-mavi renge büründüğünü anlattı.Haberin DevamıAŞIRI KİRLİLİĞİN GÖSTERGESİGölde aşırı oranda alg artışının gölün kirliliğinin göstergesi olduğunu belirten Dr. Kesici, “Tatlı su kaynağının her tarafını bitkiler istila etti. Önlem alınmasında çok geç kalınırsa gölün önceki su kalitesine sahip olması adeta imkansızlaşacak. Çünkü gölde kirliliğe neden olan makro ve mikro su bitkilerinin aşırı gelişimi kontrol altına alınamıyor. Tehlikeli bir bakteri türü olan siyanobakteri istilası gölde sonun başlangıcının hızla arttığının göstergesi" dedi.Yıllarca atık alanı olarak kullanılan göllerin azalan su seviyeleriyle, atık kaynaklı kirliliği artık eskisi gibi gizleyemediğini söyleyen Dr. Kesici, “Bunun sonucunda göldeki kirlilik-hastalık sorunu; alg patlamasıyla dipten dışa vurmakta olduğunu göstergesidir. Siyanobakteri türlerinin bir kısmının zehirli olup aşırı çoğalması göl suyundaki çözünmüş oksijenin azalmasına ve bazı kesimlerinde de tamamen yok olmasına neden olduğundan suyun 4'üncü sınıf suya dönüşmesine de neden olmaktadır" diye konuştu.TUZLULUK ORANI DA ARTIYORDr. Kesici, gölün farklı yerlerinde yapılan su analizleri çalışmalarında, oksijen seviyelerinin düşük olup, gölde tuzluluk oranının bilhassa bu aylarda giderek artış gösterdiğini kaydetti. Dr. Kesici, bu durumun göldeki canlıların yaşamına olumsuz etki edip, farklı türlerin artış göstermesine neden olduğunu söyledi.Haberin Devamı‘GÖLÜ HAVZASIYLA BİRLİKTE KORUMALIYIZ’Gölün bazı yerlerinde dip çamurunun, su kütlesi pelteleşmiş (müsilajlaşmış) mikro- makroskobik alglerle kaplı olduğuna dikkati çeken Dr. Kesici, şu uyarılarda bulundu:“Bu tür oluşumlar su kaynaklarının beslenmesinde artan kayıplara yol açıp, su girişi dengesiz göllerde kirlilikle birlikte üst seviyeye çıkar. Gölün tarımsal üretim kirliliğinin çok şiddetli baskısı altında olması, sularda nitrat ve fosfat gibi besleyici tuzların aşırı artışına neden olmaktadır. Bunun sonucunda gölün suyu açık sarı-yeşilin farklı tonlarındaki renge dönüşmektedir. Bu tabakalaşma su sıcaklığıyla birlikte, ışık alglerin çoğalmasını hızlandırmaktadır. Görünen manzarada azot ve fosfor gibi tuzların göl içerisinde, bu bölgelerde homojen dağılımı, gölün bu kesimlerinde alg patlamasına neden olmaktadır. Gölün içerisinde aşırı oranda askıda katı madde bulunması, gölün dip çamurunun organik karakterde olduğunu göstermektedir. Eğirdir Gölü canlı bir varlıktır, milyonlarca yıl doğal çevre ve iç dinamiğiyle korunarak gelmiştir. Canlı çeşitliğinin kaybolması, organ kaybı gibidir, suyunun azlığı ve kirlilik baskısı gölü güçsüz bırakmasının yanı sıra, vücut direncinin çökmesi gibi ekosistem direncinin kaybolmasına neden olmaktadır. Gölü havzasıyla birlikte korumalıyız. Eğirdir Gölü'ne son 70 yıldır baraj, su deposu gözüyle bakılması- kullanılması, gölün korumadan kullanılmasının sonuçları son yıllarda yaşanan alg patlamalarının gölün yüzeyine vurmasıdır ve çok da tehlikelidir."
Haberle ilgili daha fazlası:#Isparta#Eğirdir Gölü #Müsilaj

66c594290d1791866aacb624.jpg


Bu Haber Hurriyet.com.tr'den Alıntılanmıştır. Kaynak: https://hurriyet.com.tr/
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı kanunun 8. maddesi ve T.C.K'nın 125. maddesine göre; ircforumlari.gen.tr olan forum sitemize eklenen içeriklerden, içeriği ekleyen kullanıcı sorumludur. Kullanıcı bazlı herhangi bir telif hakkından ircforumlari.gen.tr sitesi ve site yetkilileri sorumlu değildir. Telif hakkı kapsamında bulunan içerikler ile ilgili hukuksal bildirimleriniz için buradan iletişime geçebilirsiniz. ircforumlari.gen.tr yönetimi size en geç 48 saat içerisinde dönüş yapacaktır.
Geri