- Katılım
- 20 Ağu 2025
- Mesajlar
- 491
- Tepkime puanı
- 137
- Cinsiyet
- Kadın
- İlgi Alanı
- Edebiyat
Eskiden savaşlar şimdikinden çok olduğu için, Anadolu'nun hemen her köyünden, hemen her hanesinden şu ya da bu cephede savaşan bir asker olurmuş. Bu askerlerin geride kalan anaları, kardeşleri, hanımları, nişanlıları, yavukluları olurmuş elbette. Bu biçareler, vatanını, milletini, dinini muhafaza için cephe cephe koşan yiğitleriyle elbet gurur duyarlarmış ama ağlamadan, gözyaşı dökmeden de gün geçirmezlermiş. Bazen aşikâr, bazen gizli gizli ağlayan genç kız ve gelinlerimizin gözpınarları kuruyup gözleri çapaklanmaya ve ağrımaya başlarmış. Birbirleriyle konuşurken, o zamanın terbiyesi icabı: "Senin yavuklun, senin kocan" diyemezler, utanırlarmış. "Benim göz ağrımdan hiç mektup gelmiyor, seninkinden haber var mı?" diye sorarlarmış. İlk göz ağrısı deyimi, bir insanın ilk ve çok sevdiği şey anlamında kullanıldığı için; sevdiklerimiz içinde -en birincisi- anlamında kullanılır.