- Katılım
- 8 Nis 2026
- Mesajlar
- 53
- Tepkime puanı
- 111
- Cinsiyet
- Kadın
Günümüzde insanın değeri çoğu zaman karakteriyle değil; görünen yönüyle ölçülüyor gibi. Ne yazık ki ne kadar para harcadığı, nasıl göründüğü, ne kadar dikkat çektiği daha çok konuşulur hâle geldi. Oysa bunlar geçici şeylerdir; insanın iç dünyası ise kalıcıdır.
Bir zamanlar edebî metinlerde, özellikle Divan ve tasavvuf geleneğinde, insanın kıymeti iç hâliyle, ahlâkıyla ve duruşuyla anlaşılırdı. Gösteriş değil sadelik; çokluk değil öz önemsenirdi. İnsanın “neye sahip olduğu”ndan çok “nasıl biri olduğu” ön plandaydı.
Bugün ise çoğu zaman dışarıdan görünen görünüş, iç dünyanın önüne geçiyor. Bir şeyin değerli sayılması için pahalı olması ya da dikkat çekmesi bekleniyor. Bu da karakterin sessiz gücünü geri plana itiyor. Oysa insanı insan yapan şey, sahip oldukları değil; duruşu, sözü ve vicdanıdır.
Belki de yeniden hatırlamamız gereken şey şudur: Parıltı her zaman değer değildir, görünürlük her zaman gerçeklik değildir. Bazen en kıymetli olan, en az görünen yerde durur.
𝓿𝓵𝓭𝓷𝓓..
Bir zamanlar edebî metinlerde, özellikle Divan ve tasavvuf geleneğinde, insanın kıymeti iç hâliyle, ahlâkıyla ve duruşuyla anlaşılırdı. Gösteriş değil sadelik; çokluk değil öz önemsenirdi. İnsanın “neye sahip olduğu”ndan çok “nasıl biri olduğu” ön plandaydı.
Bugün ise çoğu zaman dışarıdan görünen görünüş, iç dünyanın önüne geçiyor. Bir şeyin değerli sayılması için pahalı olması ya da dikkat çekmesi bekleniyor. Bu da karakterin sessiz gücünü geri plana itiyor. Oysa insanı insan yapan şey, sahip oldukları değil; duruşu, sözü ve vicdanıdır.
Belki de yeniden hatırlamamız gereken şey şudur: Parıltı her zaman değer değildir, görünürlük her zaman gerçeklik değildir. Bazen en kıymetli olan, en az görünen yerde durur.
𝓿𝓵𝓭𝓷𝓓..