- Katılım
- 20 Ağu 2025
- Mesajlar
- 365
- IFGT Puan
- 33
- Cinsiyet
- Kadın
- Şehir
- İstanbul
- İlgi Alanı
- Edebiyat
Çağatay Türkçesinin Tanımı
Çağatay Türkçesi, 15. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın başlarına kadar yaklaşık olarak Osmanlı Devleti dışında kalan Asya'daki Doğu Türklüğünün yazı ve konuşma dilidir. Eski Türkçeden sonra oluşan Karahanlı Türkçesi bütün Türklerin ortak yazı dili idi. Karahanlı Devleti'nin dağılmasından sonra bir taraftan Harezm Türkçesi, diğer taraftan Kıpçak Türkçesi ortaya çıkmıştı. Bunlar birer geçiş dönemi dili idi. 14. yüzyılın sonlarında Asya'da Timur'un Türk birliğini sağlamasıyla oluşan ortamda bu diller yerini tekrar ortak bir dile yani Çağatay Türkçesine bırakmışlardır. Timur döneminden itibaren gelişen kültür ve sanat merkezlerinde meydana gelen Çağatay Türkçesi dağılan Türk lehçelerini yeniden birleştirmiş ve 20. yüzyılın başlarında modern yazı dillerinin ortaya çıkmasına kadar devam etmiştir. Çağatay Türkçesi 15. yüzyıldan itibaren Timurlular Devleti, Şibanîler (Özbekler) Devleti, Babur Hint İmparatorluğu ile Buhara, Hive ve Hokand Hanlıklarında resmî devlet dili olarak kullanışmıştır.
Ses Özellikleri
1. İlk hecede e>i değişmesi vardır: men > min, sen > sin
2. İkinci hecede ü bulunması halinde ilk hecedeki e ö’ye döner: eçkü > öçkü (keçi)
3. Harezm Türkçesinde dudak ve diş-dudak ünsüzlerinden sonra görülen yuvarlaklaşmalar. Çağatay Türkçesinde yoktur: anamnuñ > anamnıñ, sabrum > sabrım, tapup > tapıp
4. Nevâyî’den itibaren üç kelimede p>f değişmesi vardır: toprak > tofrak, yaprak > yafrak, oprak > ofrak (elbise)
5. w>v değişmesi görülür: ew > ev, tawar > tavar
6. Şu kelimelerde t->d- değişmesi vardır: teg > dik (gibi), takı > dagı (ve, dahı)
7. Diş arası d sesi y olmuştur: adak > ayak, ked- > key
8. Birden fazla heceli kelimelerin sonlarındaki ince ve kalın g sesleri tonsuzlaşıp k olmuştur: ulug > uluk, katıg > katık
Biçim Özellikleri
1. İlgi hali ekinde yalnız düz biçimler vardır: yolnıñ, könlümniñ
2. -nIñ yanında -nI ilgi hali eki de vardır: Afrâsiyâbnı oglı
3. Hal eklerinden önce zamir n’si kullanılmaz: başıda, başıdın, atasıga
4. menim, bizim yerine meniñ, biziñ kullanılır.
5. İsim çekimi min, sin, dur/tur, biz, siz, durlar/turlar şeklinde yapılır.
6. dAçI, -dUk, -gIl sıfat-fiil ekleri kullanılmamaktadır.
7. -mIş sıfat-fiil ekinin yerini -gAn almıştır.
8. -yU zarf-fiil eki -y olmuştur: tiyü > diy
Çağatay Türkçesi, 15. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın başlarına kadar yaklaşık olarak Osmanlı Devleti dışında kalan Asya'daki Doğu Türklüğünün yazı ve konuşma dilidir. Eski Türkçeden sonra oluşan Karahanlı Türkçesi bütün Türklerin ortak yazı dili idi. Karahanlı Devleti'nin dağılmasından sonra bir taraftan Harezm Türkçesi, diğer taraftan Kıpçak Türkçesi ortaya çıkmıştı. Bunlar birer geçiş dönemi dili idi. 14. yüzyılın sonlarında Asya'da Timur'un Türk birliğini sağlamasıyla oluşan ortamda bu diller yerini tekrar ortak bir dile yani Çağatay Türkçesine bırakmışlardır. Timur döneminden itibaren gelişen kültür ve sanat merkezlerinde meydana gelen Çağatay Türkçesi dağılan Türk lehçelerini yeniden birleştirmiş ve 20. yüzyılın başlarında modern yazı dillerinin ortaya çıkmasına kadar devam etmiştir. Çağatay Türkçesi 15. yüzyıldan itibaren Timurlular Devleti, Şibanîler (Özbekler) Devleti, Babur Hint İmparatorluğu ile Buhara, Hive ve Hokand Hanlıklarında resmî devlet dili olarak kullanışmıştır.
Ses Özellikleri
1. İlk hecede e>i değişmesi vardır: men > min, sen > sin
2. İkinci hecede ü bulunması halinde ilk hecedeki e ö’ye döner: eçkü > öçkü (keçi)
3. Harezm Türkçesinde dudak ve diş-dudak ünsüzlerinden sonra görülen yuvarlaklaşmalar. Çağatay Türkçesinde yoktur: anamnuñ > anamnıñ, sabrum > sabrım, tapup > tapıp
4. Nevâyî’den itibaren üç kelimede p>f değişmesi vardır: toprak > tofrak, yaprak > yafrak, oprak > ofrak (elbise)
5. w>v değişmesi görülür: ew > ev, tawar > tavar
6. Şu kelimelerde t->d- değişmesi vardır: teg > dik (gibi), takı > dagı (ve, dahı)
7. Diş arası d sesi y olmuştur: adak > ayak, ked- > key
8. Birden fazla heceli kelimelerin sonlarındaki ince ve kalın g sesleri tonsuzlaşıp k olmuştur: ulug > uluk, katıg > katık
Biçim Özellikleri
1. İlgi hali ekinde yalnız düz biçimler vardır: yolnıñ, könlümniñ
2. -nIñ yanında -nI ilgi hali eki de vardır: Afrâsiyâbnı oglı
3. Hal eklerinden önce zamir n’si kullanılmaz: başıda, başıdın, atasıga
4. menim, bizim yerine meniñ, biziñ kullanılır.
5. İsim çekimi min, sin, dur/tur, biz, siz, durlar/turlar şeklinde yapılır.
6. dAçI, -dUk, -gIl sıfat-fiil ekleri kullanılmamaktadır.
7. -mIş sıfat-fiil ekinin yerini -gAn almıştır.
8. -yU zarf-fiil eki -y olmuştur: tiyü > diy
Çağatay Türkçesi Döneminden Örnekler
Gazel
Ey sâki! Ayrılık hazanının içinde, her damlası
Kehribar gibi olan içki nasılsa öyle sarılık oldum.
Yüzüm ve vücudum kurumuş yaprak gibidir.
Bir ağacın dalı ve yaprağı kurumuşsa ondan ne beklenir?
Bu ne hastalıktır ki bir gül yanaklının aşk kıvılcımından
Gözümün akı ve karası dahi laleye döndü.
Sarı bir şeye bakmak faydalıdır derler.
Ben nasıl sarıya bakayım?
Ayrılık güzünde, havadis ağacında sararıp kaldım;
Hicran günü, o kuşlar arasında gündüz kalanlar gibi.
Akşam ile sabah -eğer sarılık değillerse- gecenin saçını yayıp,
Güneşin onun yüzünü yırtıp parlak tutması nedir?
Dilenci, bir külçe altın bulup toprağa gömmesi gibi
Dert de Nevâyî’nin vücudunu toprağa gömdü.
Gazel
Ey sâki! Ayrılık hazanının içinde, her damlası
Kehribar gibi olan içki nasılsa öyle sarılık oldum.
Yüzüm ve vücudum kurumuş yaprak gibidir.
Bir ağacın dalı ve yaprağı kurumuşsa ondan ne beklenir?
Bu ne hastalıktır ki bir gül yanaklının aşk kıvılcımından
Gözümün akı ve karası dahi laleye döndü.
Sarı bir şeye bakmak faydalıdır derler.
Ben nasıl sarıya bakayım?
Ayrılık güzünde, havadis ağacında sararıp kaldım;
Hicran günü, o kuşlar arasında gündüz kalanlar gibi.
Akşam ile sabah -eğer sarılık değillerse- gecenin saçını yayıp,
Güneşin onun yüzünü yırtıp parlak tutması nedir?
Dilenci, bir külçe altın bulup toprağa gömmesi gibi
Dert de Nevâyî’nin vücudunu toprağa gömdü.
Kaynakça: Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH, Çağatay Türkçesi, Kesit Yayınları, İstanbul, 2021