• Türkiye'nin güncel IRC forum sitesi
    IFGENTR IRC forum sitesine katılım zahmetsiz ve ücretsizdir.
    Konu içeriğini görebilmek için lütfen üye olun, aksi taktirde içeriği göremezsiniz.
  • 🔊 IFGT Sponsor - Sohbet'in yeni adı Haylaz.NET açıldı. Sen de hemen aramıza katılmak için TIKLA 📌
  • 🔊 IFGT Sponsor - Türkiye'nin resmi mobil sohbet sitesi Mobil.Gen.Tr açıldı! Tüm mobil cihazlardan giriş yapmak için TIKLA 📌

Tekir ile Kibariye düeti düşman çatlatıyor!

  • Konbuyu başlatan Didem
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar : 0
  • Görüntüleme : 9

IFGENTR Konu Bilgileri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Magazin Haberleri kategorisinde Didem tarafından oluşturulan Tekir ile Kibariye düeti düşman çatlatıyor! başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 9 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Magazin Haberleri
Konu Başlığı Tekir ile Kibariye düeti düşman çatlatıyor!
Konbuyu başlatan Didem
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Didem

Didem

IFGT Vip üye
Katılım
13 Ara 2020
Mesajlar
3,166
Tepkime puanı
14
IFGT Puan
30
Cemile Gelgeçcgelgec@hurriyet.com.trOluşturulma Tarihi: Ağustos 08, 2025 17:55'Ağlaya Ağlaya' şarkısıyla hayatımıza giren yetenekli şarkıcı Tekir, Kibariye ile düeti “Bak Nasıl Çatlatacam” parçasıyla bu kez müzik listelerini çatlatmaya geliyor. Sevgili Tekir ile yeni albümü, yüreklere dokunan müzikle tanışma hikayesini ve daha pek çok şeyi konuştuk. Bir de sürpriz düet müjdesi var! Herkese keyifli okumalar...
Haberin Devamı- Kibariye ile düetiniz “Bak Nasıl Çatlatacam” hayırlı olsun. Dinleyicilerden nasıl geri dönüşler aldınız?Neredeyse hepsi gayet olumlu ve neşeliydi, bambaşka bir kitleyi de dinleyicilerimizin arasına kazanmış olduk ve bu benisevindirdi açıkçası. Bütün düğünlerde çalması da cabası… Bazı düğün videolarını görüyorum ve çok gülüyor, mutlu oluyorum.Ama tabii bizim esas kemik kitle, benim deyimimle “Derdo Team” tam olarak tatmin olmadılar… Yeterli keder ve dert dozajını alamadıkları için biraz sitemkarlar, ama onlarla sonbaharda yine aynı hüzünlerde buluşacağız, özledikleri derdo Tekir hala burada :) Sadece biraz olsun farklı ve neşeli bireyler de yapmak istedim hepsi bu. Gerçi onlar alışkınlar benim çeşitli şeyler yapmama, bu derdosal bağlamda özleştik sadece biraz o kadar…Haberin Devamı- Peki, Kibariye ile bu proje için nasıl bir araya geldiniz? Şarkı Romanesa albümünüzden, düet için bu şarkıyı seçme hikayenizi dinleyebilir miyiz?Ben zaten bu albümü toparlama sürecindeydim, çeşitli zamanlarda yapmış olduğum birkaç hareketli ve etnik tabanlı şarkılarım vardı… Yani tabiri caizse “oynak” şarkılar. “Bu şarkıları bir araya getirip neden bir albüm yapmayayım ki?” dedim kendi kendime. Açıkçası roman havası yapmak aklımın ucundan bile geçmezdi, kariyerimin başından bu yana etnik kökenimi duyan herkes bana bu konuda diretti hep, çok istediler. Fakat ben olmaz ben yapmam diye düşünüyordum.Şimdi asıl bu albüm işi nasıl buraya geldi onu anlatayım, en başından yani…Bir gece Gökhan Namlı için Vursunlar (roman Version)’un aranjesini yaptığım esnada masanın başında bir verse denedim, şarkıların prodüksiyon sürecinde bazen anlık böyle can sıkıntısından yaptığımız matraklıklar olabiliyor. Sonra dedim kaydedeyim bunu bir de öyle dinleyeyim. Sonra o gece evdeki arkadaşlarım geldiler odaya, dedik ki arayıp dinletelim Gökhan abiye de. Aradım dinlettim “Ya ben böyle birşey kaydettim baksana abi” dedim gülerek, Gökhan abi çok beğendi. “Allah allah, ciddi misin abi ya?” gibi bireyler söyledim, bir yandan da evdeki arkadaşlar da aynı şekilde yükseliyor ama ben hala “Ya kardeşim öylesine kaydettim siz ciddi misiniz baya baya yayınlayalım mı yani bu şarkıyı böyle düet şeklinde? Bana sorarsanız bilemiyorum.” falan dedim, e herkes “KesinHaberin Devamıyayınlanmalı” diyince tamam dedim ben de. En nihayetinde diskografime bakınca zaten ne ararsan var… E bu da olsun madem diye düşündüm ve yayınladık. Sen misin yayınlayan? Bu bir sevildi, bir sevildi anlatamam.
"O AN DÜET YAPMASAK, BİR DAHA DENK GELEMEYEBİLİRDİK"Sonra devamı gelmeli gibisinden yorumlar alınca işte asıl o zaman başladım şarkıları toparlamaya. Daha sonrasında bu “Bak Nasıl Çatlatacam” şarkısını yazıp hazırladım bir demo, ve o dönem de Kibariye abla ile aynı dağıtım şirketinde çalıştığımızı öğrendim. Şirketimizin Türkiye temsilcisi çok sevdiğim sevgili Ahu Özışık ile göz göze geldik veHaberin Devamı“neden olmasın?” Diye düşündük. Heyecanla Kibariye ablaya şarkıyı dinlettik. Çok beğendi, ve tek dinlemede stüdyoya girip okuması gibi bir durum oldu. Çünkü zaman kısıtlıydı, bayram haftasıydı ve o İzmir’de bayram ziyaretleri için ailesi ile vakit geçiriyordu birkaç gün, daha sonrasında malum konser telaşları var ve tabii benim de hem konser hem albüm koşturmaları. Dedik ki bu işi hemen yaptık yaptık, yapamazsak bir daha Kibariye abla ile denk gelemeyebiliriz. Aldım bilgisayarımı, atladım arabaya, gittim izmire, girdik stüdyoya ve sonuç bu. Stüdyoda da arkadaşımın kayıt esnasında çektiği bir kaç görüntüyü topladık bir araya verdik klip olarak. Alın size “Romanesa” nın doğuşunun ve “Bak Nasıl Çatlatacam” düetinin hikayesi…Haberin DevamıBenim her işim bu şekilde spontane gelişiyor, yola çıkıyorum bir anda ve yolda oluyor ne oluyorsa. Söz- Müzik ve bütün aranjman müzik prodüksiyonumu kendim yapıyorum. Bütün kariyerim bir yolculuktan ibaret, tıpkı hayat gibi. Hiçbir şey planlamıyorum ve size yemin ederim 5 yıl sonrasına bakınca falan kendimi hiçbir yerde göremiyorum. Yarınasenedimiz var mı ki? Bence biz geleceği planlarken bugünümüzü çoktan harcıyoruz, o esnada da hayatın bizim için farklı planları oluyor tabii. E hali hazırda hayatın bizim için planları varken; neden sadece elimizden geleni yapıp gerisini ona bırakmıyoruz? Yeterli ve gerekli çalışmanın, şart olan disiplinin dışındaki her şey; kendimize stres yüklemekten başka bir şey değil…Haberin Devamı"BABAMIN ÖLÜMÜNDEN SONRA MÜZİKLE TANIŞTIM"-Tekir hayatımıza Ağlaya Ağlaya şarkısıyla girdi. Peki, müzik Tekir'in hayatında nasıl yer almaya başladı?9 yaşımda babamı kaybedince annem ve iki kardeşim ile İzmir’den kalkıp İstanbul’a geldik. Gurbeti bu yaşta öğrendim, ölümü, yası, hasreti, yalnızlığı, aile olmayı, mücadeleyi… Ve o zaman tanıştım müzikle, bir bağlama ile başladı herşey. Sonrasında çok çeşitli enstrümanlar, sonrasında küçük cümleler not etmeye başladım… Birgün o küçük cümleler uzun uzun şiirlere döndü, sonra o şiirler şarkılara, sonra o şarkılar yıllar içerisinde Tekir’e dönüştü… Tekir de o şarkılara.Bu yol benden beni istedi, ben de verdim. Hayatımda yer almadı, hayatım oldu. Yani benim hayatımın bir parçası değildi, ben hayatımın bütün parçalarını toparlayıp onlardan müzik yaptım. “Ağlaya Ağlaya” sın içerisinde olduğu “Chillebesk” EP’sini hazırlarken evden çıkamadığım bir dönemdeydim. Kaygı bozukluğum ve depresyonum agorafobiye evrilmişti. Tamhatırlamıyorum ama belki 1 yıl, belki de daha fazla sürdü o evden çıkamama sürecim. Hatta o EP’yi sattığımda klibi “Nasıl çekeceğiz?” Sorusunun yanıtı henüz yoktu bende. Ama fikrim hazırdı, ben bir ormanda yürüyeceğim, şarkıları söyleyeceğim, siz de beni çekeceksiniz. One shot, başlayacak kayıt ve akacak. Hepsi bu. Bir pantolon ve bir gömlek, herşey dümdüz ve sade. Çünkü fazlasını yapacak ne takatim vardı, ne cesaretim, ne de bu yönde bir heves ve isteğim… Sonrasında da hep bu sadelikte yaptım herşeyi, tembelliğimden değil; tahammülüm yok hiçbir şeyin fazlasına. Gözüm de yok zaten. Yoksa janjanlı klipler çekmeyi ben de biliyorum, ışıltılı giyinmekte mümkün. Ama ben o değilim, kader benim üzerime en çok tevazuyu yakıştırdı. Ben de onu giydim…
- Ağlaya Ağlaya şarkınız uzun süre hit olmuştu. Yeni albümden hit şarkı favoriniz var mı?Hit ne, yeniyor mu? :) Şakası bir yana, benim hiç hit arayışım olmadı. Şarkılarım hit olduğunda da anlayamamıştım, ve o kafaya girememiştim. Benim açımdan durum şuydu; insanlar yaptığım bazı şeyleri sevdi, bazılarını sevmedi. Hepsi bu, ve bu olağan. En büyük sırlar da böyle basit yerlerdedir, evin heryerinde yana yana aradığınız anahtarın aslında ceketinizin cebinde olması gibi bir şey.Her yaptığımız şarkı çok sevilecek diye bir kaide de yok, kaldı ki bizim müzik sektörümüz bu konuda tamamiyle kumardır. Kimin neyi seveceğini asla bilemezsin, bilebiliyorsan da işin Müzik değildir zaten, ne bileyim belki de stream borsacısı gibi bir şeysindir. Ama işin gerçekten sanatsa; bunun nereye varacağını ne bilebilirsin, ne de düşünebilirsin. Senin düşünebildiğin, düşleyebildiğin tek bir şey vardır o da ürettiğin sanattır. Sahiden üretici insanların dünyaları yeterince hassastır zaten, onlar bir de hangi şarkısının hit olacağını düşünmeye kalkarlarsa erkenden yorulur ve tükenirler… Tabii ki hepimiz yaptığımız şeylerin sevilmesini isteriz, ama herkes tarafından değil. Herkesin sevebildiği bir şey ne kadar özgün olabilir ki? Ben erişebildiğim bütün kalpler ile mutluyum, çok şükür. Seven de sevmeyen de iyiki var. Ben benim müziğimi sevmeyen insanları da anlayabiliyor ve saygı duyabiliyorum, eğer onlar olmasalardı gerçekten sevenleri nasıl ayırt edebilirdik?Bazı eserler onlara hitap eder, bazıları binlere ve bazılarıysa milyonlara. Ben herbirini tatmış bir sanatçı ve üretici olarak mutluyum, yeni heyecanlara da açığım. Kısacası ben de süreci merakla izliyor olacağım.SÜRPRİZ BİR DÜET DAHA GELİYOR!- Düetler son zamanların trendi haline geldi. Başka kimlerle düet yapmak istersiniz, böyle bir proje var mı ilerleyen zamanlarda?Yapmış olduğum sürpriz bir düet var Gülden ile harika bir şarkı yapmıştık onu yayınlamayı düşünüyoruz. Bana kalsa ben sevdiğim herkesle düet yapabilirim, ama her zaman her şey bize kalmıyor ve ben herkesi sevemiyorum. Yine de sorunuza istinaden düşüneyim… Mesela Sagopa Kajmer ile müzik yapmayı çok isterdim, Sezen Aksu ile mesela… Şimdilik ilk aklıma gelenler bunlar, düşünürsem elbet bulurum ama istediğimiz her şey mümkün olmuyor. Olsa da olmayabiliyor, müzik garip bir şey. Tanışmak lazım, sevmek ve sevilmek lazım. Daha sonrasında müzik su gibi akıyor… - Kibariye Tekir ikilisini konserlerde, sahnelerde de görebilecek miyiz? Bu sorunun net cevabı bende yok, ben tabii ki çok isterim. Ama bir de Kibariye ablaya sormak lazım değil mi :)- Son olarak hayranlarınıza buradan neler söylemek istersiniz?Benim hiç hayranım olmadı benim nazarımda, sevenlerimdir onlar. Ben de onları çok seviyorum. Mümkün oldukça bol bol gülsünler, hayat güldüğümüz anlardan ibaret… He bir de; sonbaharda yeni şarkılarda buluşalım, yüreklerinizden öpüyorum. Sevgiler...
Haberle ilgili daha fazlası:#Tekir Ve Kibariye Düeti#Aglaya Aglaya Şarkısı#Tekir

68960fbdde5ab3cb747227a4.jpg


Cemile Gelgeçcgelgec@hurriyet.com.trOluşturulma Tarihi: Ağustos 08, 2025 17:55'Ağlaya Ağlaya' şarkısıyla hayatımıza giren yetenekli şarkıcı Tekir, Kibariye ile düeti “Bak Nasıl Çatlatacam” parçasıyla bu kez müzik listelerini çatlatmaya geliyor. Sevgili Tekir ile yeni albümü, yüreklere dokunan müzikle tanışma hikayesini ve daha pek çok şeyi konuştuk. Bir de sürpriz düet müjdesi var! Herkese keyifli okumalar...
Haberin Devamı- Kibariye ile düetiniz “Bak Nasıl Çatlatacam” hayırlı olsun. Dinleyicilerden nasıl geri dönüşler aldınız?Neredeyse hepsi gayet olumlu ve neşeliydi, bambaşka bir kitleyi de dinleyicilerimizin arasına kazanmış olduk ve bu benisevindirdi açıkçası. Bütün düğünlerde çalması da cabası… Bazı düğün videolarını görüyorum ve çok gülüyor, mutlu oluyorum.Ama tabii bizim esas kemik kitle, benim deyimimle “Derdo Team” tam olarak tatmin olmadılar… Yeterli keder ve dert dozajını alamadıkları için biraz sitemkarlar, ama onlarla sonbaharda yine aynı hüzünlerde buluşacağız, özledikleri derdo Tekir hala burada :) Sadece biraz olsun farklı ve neşeli bireyler de yapmak istedim hepsi bu. Gerçi onlar alışkınlar benim çeşitli şeyler yapmama, bu derdosal bağlamda özleştik sadece biraz o kadar…Haberin Devamı- Peki, Kibariye ile bu proje için nasıl bir araya geldiniz? Şarkı Romanesa albümünüzden, düet için bu şarkıyı seçme hikayenizi dinleyebilir miyiz?Ben zaten bu albümü toparlama sürecindeydim, çeşitli zamanlarda yapmış olduğum birkaç hareketli ve etnik tabanlı şarkılarım vardı… Yani tabiri caizse “oynak” şarkılar. “Bu şarkıları bir araya getirip neden bir albüm yapmayayım ki?” dedim kendi kendime. Açıkçası roman havası yapmak aklımın ucundan bile geçmezdi, kariyerimin başından bu yana etnik kökenimi duyan herkes bana bu konuda diretti hep, çok istediler. Fakat ben olmaz ben yapmam diye düşünüyordum.Şimdi asıl bu albüm işi nasıl buraya geldi onu anlatayım, en başından yani…Bir gece Gökhan Namlı için Vursunlar (roman Version)’un aranjesini yaptığım esnada masanın başında bir verse denedim, şarkıların prodüksiyon sürecinde bazen anlık böyle can sıkıntısından yaptığımız matraklıklar olabiliyor. Sonra dedim kaydedeyim bunu bir de öyle dinleyeyim. Sonra o gece evdeki arkadaşlarım geldiler odaya, dedik ki arayıp dinletelim Gökhan abiye de. Aradım dinlettim “Ya ben böyle birşey kaydettim baksana abi” dedim gülerek, Gökhan abi çok beğendi. “Allah allah, ciddi misin abi ya?” gibi bireyler söyledim, bir yandan da evdeki arkadaşlar da aynı şekilde yükseliyor ama ben hala “Ya kardeşim öylesine kaydettim siz ciddi misiniz baya baya yayınlayalım mı yani bu şarkıyı böyle düet şeklinde? Bana sorarsanız bilemiyorum.” falan dedim, e herkes “KesinHaberin Devamıyayınlanmalı” diyince tamam dedim ben de. En nihayetinde diskografime bakınca zaten ne ararsan var… E bu da olsun madem diye düşündüm ve yayınladık. Sen misin yayınlayan? Bu bir sevildi, bir sevildi anlatamam.
"O AN DÜET YAPMASAK, BİR DAHA DENK GELEMEYEBİLİRDİK"Sonra devamı gelmeli gibisinden yorumlar alınca işte asıl o zaman başladım şarkıları toparlamaya. Daha sonrasında bu “Bak Nasıl Çatlatacam” şarkısını yazıp hazırladım bir demo, ve o dönem de Kibariye abla ile aynı dağıtım şirketinde çalıştığımızı öğrendim. Şirketimizin Türkiye temsilcisi çok sevdiğim sevgili Ahu Özışık ile göz göze geldik veHaberin Devamı“neden olmasın?” Diye düşündük. Heyecanla Kibariye ablaya şarkıyı dinlettik. Çok beğendi, ve tek dinlemede stüdyoya girip okuması gibi bir durum oldu. Çünkü zaman kısıtlıydı, bayram haftasıydı ve o İzmir’de bayram ziyaretleri için ailesi ile vakit geçiriyordu birkaç gün, daha sonrasında malum konser telaşları var ve tabii benim de hem konser hem albüm koşturmaları. Dedik ki bu işi hemen yaptık yaptık, yapamazsak bir daha Kibariye abla ile denk gelemeyebiliriz. Aldım bilgisayarımı, atladım arabaya, gittim izmire, girdik stüdyoya ve sonuç bu. Stüdyoda da arkadaşımın kayıt esnasında çektiği bir kaç görüntüyü topladık bir araya verdik klip olarak. Alın size “Romanesa” nın doğuşunun ve “Bak Nasıl Çatlatacam” düetinin hikayesi…Haberin DevamıBenim her işim bu şekilde spontane gelişiyor, yola çıkıyorum bir anda ve yolda oluyor ne oluyorsa. Söz- Müzik ve bütün aranjman müzik prodüksiyonumu kendim yapıyorum. Bütün kariyerim bir yolculuktan ibaret, tıpkı hayat gibi. Hiçbir şey planlamıyorum ve size yemin ederim 5 yıl sonrasına bakınca falan kendimi hiçbir yerde göremiyorum. Yarınasenedimiz var mı ki? Bence biz geleceği planlarken bugünümüzü çoktan harcıyoruz, o esnada da hayatın bizim için farklı planları oluyor tabii. E hali hazırda hayatın bizim için planları varken; neden sadece elimizden geleni yapıp gerisini ona bırakmıyoruz? Yeterli ve gerekli çalışmanın, şart olan disiplinin dışındaki her şey; kendimize stres yüklemekten başka bir şey değil…Haberin Devamı"BABAMIN ÖLÜMÜNDEN SONRA MÜZİKLE TANIŞTIM"-Tekir hayatımıza Ağlaya Ağlaya şarkısıyla girdi. Peki, müzik Tekir'in hayatında nasıl yer almaya başladı?9 yaşımda babamı kaybedince annem ve iki kardeşim ile İzmir’den kalkıp İstanbul’a geldik. Gurbeti bu yaşta öğrendim, ölümü, yası, hasreti, yalnızlığı, aile olmayı, mücadeleyi… Ve o zaman tanıştım müzikle, bir bağlama ile başladı herşey. Sonrasında çok çeşitli enstrümanlar, sonrasında küçük cümleler not etmeye başladım… Birgün o küçük cümleler uzun uzun şiirlere döndü, sonra o şiirler şarkılara, sonra o şarkılar yıllar içerisinde Tekir’e dönüştü… Tekir de o şarkılara.Bu yol benden beni istedi, ben de verdim. Hayatımda yer almadı, hayatım oldu. Yani benim hayatımın bir parçası değildi, ben hayatımın bütün parçalarını toparlayıp onlardan müzik yaptım. “Ağlaya Ağlaya” sın içerisinde olduğu “Chillebesk” EP’sini hazırlarken evden çıkamadığım bir dönemdeydim. Kaygı bozukluğum ve depresyonum agorafobiye evrilmişti. Tamhatırlamıyorum ama belki 1 yıl, belki de daha fazla sürdü o evden çıkamama sürecim. Hatta o EP’yi sattığımda klibi “Nasıl çekeceğiz?” Sorusunun yanıtı henüz yoktu bende. Ama fikrim hazırdı, ben bir ormanda yürüyeceğim, şarkıları söyleyeceğim, siz de beni çekeceksiniz. One shot, başlayacak kayıt ve akacak. Hepsi bu. Bir pantolon ve bir gömlek, herşey dümdüz ve sade. Çünkü fazlasını yapacak ne takatim vardı, ne cesaretim, ne de bu yönde bir heves ve isteğim… Sonrasında da hep bu sadelikte yaptım herşeyi, tembelliğimden değil; tahammülüm yok hiçbir şeyin fazlasına. Gözüm de yok zaten. Yoksa janjanlı klipler çekmeyi ben de biliyorum, ışıltılı giyinmekte mümkün. Ama ben o değilim, kader benim üzerime en çok tevazuyu yakıştırdı. Ben de onu giydim…
- Ağlaya Ağlaya şarkınız uzun süre hit olmuştu. Yeni albümden hit şarkı favoriniz var mı?Hit ne, yeniyor mu? :) Şakası bir yana, benim hiç hit arayışım olmadı. Şarkılarım hit olduğunda da anlayamamıştım, ve o kafaya girememiştim. Benim açımdan durum şuydu; insanlar yaptığım bazı şeyleri sevdi, bazılarını sevmedi. Hepsi bu, ve bu olağan. En büyük sırlar da böyle basit yerlerdedir, evin heryerinde yana yana aradığınız anahtarın aslında ceketinizin cebinde olması gibi bir şey.Her yaptığımız şarkı çok sevilecek diye bir kaide de yok, kaldı ki bizim müzik sektörümüz bu konuda tamamiyle kumardır. Kimin neyi seveceğini asla bilemezsin, bilebiliyorsan da işin Müzik değildir zaten, ne bileyim belki de stream borsacısı gibi bir şeysindir. Ama işin gerçekten sanatsa; bunun nereye varacağını ne bilebilirsin, ne de düşünebilirsin. Senin düşünebildiğin, düşleyebildiğin tek bir şey vardır o da ürettiğin sanattır. Sahiden üretici insanların dünyaları yeterince hassastır zaten, onlar bir de hangi şarkısının hit olacağını düşünmeye kalkarlarsa erkenden yorulur ve tükenirler… Tabii ki hepimiz yaptığımız şeylerin sevilmesini isteriz, ama herkes tarafından değil. Herkesin sevebildiği bir şey ne kadar özgün olabilir ki? Ben erişebildiğim bütün kalpler ile mutluyum, çok şükür. Seven de sevmeyen de iyiki var. Ben benim müziğimi sevmeyen insanları da anlayabiliyor ve saygı duyabiliyorum, eğer onlar olmasalardı gerçekten sevenleri nasıl ayırt edebilirdik?Bazı eserler onlara hitap eder, bazıları binlere ve bazılarıysa milyonlara. Ben herbirini tatmış bir sanatçı ve üretici olarak mutluyum, yeni heyecanlara da açığım. Kısacası ben de süreci merakla izliyor olacağım.SÜRPRİZ BİR DÜET DAHA GELİYOR!- Düetler son zamanların trendi haline geldi. Başka kimlerle düet yapmak istersiniz, böyle bir proje var mı ilerleyen zamanlarda?Yapmış olduğum sürpriz bir düet var Gülden ile harika bir şarkı yapmıştık onu yayınlamayı düşünüyoruz. Bana kalsa ben sevdiğim herkesle düet yapabilirim, ama her zaman her şey bize kalmıyor ve ben herkesi sevemiyorum. Yine de sorunuza istinaden düşüneyim… Mesela Sagopa Kajmer ile müzik yapmayı çok isterdim, Sezen Aksu ile mesela… Şimdilik ilk aklıma gelenler bunlar, düşünürsem elbet bulurum ama istediğimiz her şey mümkün olmuyor. Olsa da olmayabiliyor, müzik garip bir şey. Tanışmak lazım, sevmek ve sevilmek lazım. Daha sonrasında müzik su gibi akıyor… - Kibariye Tekir ikilisini konserlerde, sahnelerde de görebilecek miyiz? Bu sorunun net cevabı bende yok, ben tabii ki çok isterim. Ama bir de Kibariye ablaya sormak lazım değil mi :)- Son olarak hayranlarınıza buradan neler söylemek istersiniz?Benim hiç hayranım olmadı benim nazarımda, sevenlerimdir onlar. Ben de onları çok seviyorum. Mümkün oldukça bol bol gülsünler, hayat güldüğümüz anlardan ibaret… He bir de; sonbaharda yeni şarkılarda buluşalım, yüreklerinizden öpüyorum. Sevgiler...
Haberle ilgili daha fazlası:#Tekir Ve Kibariye Düeti#Aglaya Aglaya Şarkısı#Tekir

64e769564e3fe02c2c142920.jpg


Cemile Gelgeçcgelgec@hurriyet.com.trOluşturulma Tarihi: Ağustos 08, 2025 17:55'Ağlaya Ağlaya' şarkısıyla hayatımıza giren yetenekli şarkıcı Tekir, Kibariye ile düeti “Bak Nasıl Çatlatacam” parçasıyla bu kez müzik listelerini çatlatmaya geliyor. Sevgili Tekir ile yeni albümü, yüreklere dokunan müzikle tanışma hikayesini ve daha pek çok şeyi konuştuk. Bir de sürpriz düet müjdesi var! Herkese keyifli okumalar...
Haberin Devamı- Kibariye ile düetiniz “Bak Nasıl Çatlatacam” hayırlı olsun. Dinleyicilerden nasıl geri dönüşler aldınız?Neredeyse hepsi gayet olumlu ve neşeliydi, bambaşka bir kitleyi de dinleyicilerimizin arasına kazanmış olduk ve bu benisevindirdi açıkçası. Bütün düğünlerde çalması da cabası… Bazı düğün videolarını görüyorum ve çok gülüyor, mutlu oluyorum.Ama tabii bizim esas kemik kitle, benim deyimimle “Derdo Team” tam olarak tatmin olmadılar… Yeterli keder ve dert dozajını alamadıkları için biraz sitemkarlar, ama onlarla sonbaharda yine aynı hüzünlerde buluşacağız, özledikleri derdo Tekir hala burada :) Sadece biraz olsun farklı ve neşeli bireyler de yapmak istedim hepsi bu. Gerçi onlar alışkınlar benim çeşitli şeyler yapmama, bu derdosal bağlamda özleştik sadece biraz o kadar…Haberin Devamı- Peki, Kibariye ile bu proje için nasıl bir araya geldiniz? Şarkı Romanesa albümünüzden, düet için bu şarkıyı seçme hikayenizi dinleyebilir miyiz?Ben zaten bu albümü toparlama sürecindeydim, çeşitli zamanlarda yapmış olduğum birkaç hareketli ve etnik tabanlı şarkılarım vardı… Yani tabiri caizse “oynak” şarkılar. “Bu şarkıları bir araya getirip neden bir albüm yapmayayım ki?” dedim kendi kendime. Açıkçası roman havası yapmak aklımın ucundan bile geçmezdi, kariyerimin başından bu yana etnik kökenimi duyan herkes bana bu konuda diretti hep, çok istediler. Fakat ben olmaz ben yapmam diye düşünüyordum.Şimdi asıl bu albüm işi nasıl buraya geldi onu anlatayım, en başından yani…Bir gece Gökhan Namlı için Vursunlar (roman Version)’un aranjesini yaptığım esnada masanın başında bir verse denedim, şarkıların prodüksiyon sürecinde bazen anlık böyle can sıkıntısından yaptığımız matraklıklar olabiliyor. Sonra dedim kaydedeyim bunu bir de öyle dinleyeyim. Sonra o gece evdeki arkadaşlarım geldiler odaya, dedik ki arayıp dinletelim Gökhan abiye de. Aradım dinlettim “Ya ben böyle birşey kaydettim baksana abi” dedim gülerek, Gökhan abi çok beğendi. “Allah allah, ciddi misin abi ya?” gibi bireyler söyledim, bir yandan da evdeki arkadaşlar da aynı şekilde yükseliyor ama ben hala “Ya kardeşim öylesine kaydettim siz ciddi misiniz baya baya yayınlayalım mı yani bu şarkıyı böyle düet şeklinde? Bana sorarsanız bilemiyorum.” falan dedim, e herkes “KesinHaberin Devamıyayınlanmalı” diyince tamam dedim ben de. En nihayetinde diskografime bakınca zaten ne ararsan var… E bu da olsun madem diye düşündüm ve yayınladık. Sen misin yayınlayan? Bu bir sevildi, bir sevildi anlatamam.
"O AN DÜET YAPMASAK, BİR DAHA DENK GELEMEYEBİLİRDİK"Sonra devamı gelmeli gibisinden yorumlar alınca işte asıl o zaman başladım şarkıları toparlamaya. Daha sonrasında bu “Bak Nasıl Çatlatacam” şarkısını yazıp hazırladım bir demo, ve o dönem de Kibariye abla ile aynı dağıtım şirketinde çalıştığımızı öğrendim. Şirketimizin Türkiye temsilcisi çok sevdiğim sevgili Ahu Özışık ile göz göze geldik veHaberin Devamı“neden olmasın?” Diye düşündük. Heyecanla Kibariye ablaya şarkıyı dinlettik. Çok beğendi, ve tek dinlemede stüdyoya girip okuması gibi bir durum oldu. Çünkü zaman kısıtlıydı, bayram haftasıydı ve o İzmir’de bayram ziyaretleri için ailesi ile vakit geçiriyordu birkaç gün, daha sonrasında malum konser telaşları var ve tabii benim de hem konser hem albüm koşturmaları. Dedik ki bu işi hemen yaptık yaptık, yapamazsak bir daha Kibariye abla ile denk gelemeyebiliriz. Aldım bilgisayarımı, atladım arabaya, gittim izmire, girdik stüdyoya ve sonuç bu. Stüdyoda da arkadaşımın kayıt esnasında çektiği bir kaç görüntüyü topladık bir araya verdik klip olarak. Alın size “Romanesa” nın doğuşunun ve “Bak Nasıl Çatlatacam” düetinin hikayesi…Haberin DevamıBenim her işim bu şekilde spontane gelişiyor, yola çıkıyorum bir anda ve yolda oluyor ne oluyorsa. Söz- Müzik ve bütün aranjman müzik prodüksiyonumu kendim yapıyorum. Bütün kariyerim bir yolculuktan ibaret, tıpkı hayat gibi. Hiçbir şey planlamıyorum ve size yemin ederim 5 yıl sonrasına bakınca falan kendimi hiçbir yerde göremiyorum. Yarınasenedimiz var mı ki? Bence biz geleceği planlarken bugünümüzü çoktan harcıyoruz, o esnada da hayatın bizim için farklı planları oluyor tabii. E hali hazırda hayatın bizim için planları varken; neden sadece elimizden geleni yapıp gerisini ona bırakmıyoruz? Yeterli ve gerekli çalışmanın, şart olan disiplinin dışındaki her şey; kendimize stres yüklemekten başka bir şey değil…Haberin Devamı"BABAMIN ÖLÜMÜNDEN SONRA MÜZİKLE TANIŞTIM"-Tekir hayatımıza Ağlaya Ağlaya şarkısıyla girdi. Peki, müzik Tekir'in hayatında nasıl yer almaya başladı?9 yaşımda babamı kaybedince annem ve iki kardeşim ile İzmir’den kalkıp İstanbul’a geldik. Gurbeti bu yaşta öğrendim, ölümü, yası, hasreti, yalnızlığı, aile olmayı, mücadeleyi… Ve o zaman tanıştım müzikle, bir bağlama ile başladı herşey. Sonrasında çok çeşitli enstrümanlar, sonrasında küçük cümleler not etmeye başladım… Birgün o küçük cümleler uzun uzun şiirlere döndü, sonra o şiirler şarkılara, sonra o şarkılar yıllar içerisinde Tekir’e dönüştü… Tekir de o şarkılara.Bu yol benden beni istedi, ben de verdim. Hayatımda yer almadı, hayatım oldu. Yani benim hayatımın bir parçası değildi, ben hayatımın bütün parçalarını toparlayıp onlardan müzik yaptım. “Ağlaya Ağlaya” sın içerisinde olduğu “Chillebesk” EP’sini hazırlarken evden çıkamadığım bir dönemdeydim. Kaygı bozukluğum ve depresyonum agorafobiye evrilmişti. Tamhatırlamıyorum ama belki 1 yıl, belki de daha fazla sürdü o evden çıkamama sürecim. Hatta o EP’yi sattığımda klibi “Nasıl çekeceğiz?” Sorusunun yanıtı henüz yoktu bende. Ama fikrim hazırdı, ben bir ormanda yürüyeceğim, şarkıları söyleyeceğim, siz de beni çekeceksiniz. One shot, başlayacak kayıt ve akacak. Hepsi bu. Bir pantolon ve bir gömlek, herşey dümdüz ve sade. Çünkü fazlasını yapacak ne takatim vardı, ne cesaretim, ne de bu yönde bir heves ve isteğim… Sonrasında da hep bu sadelikte yaptım herşeyi, tembelliğimden değil; tahammülüm yok hiçbir şeyin fazlasına. Gözüm de yok zaten. Yoksa janjanlı klipler çekmeyi ben de biliyorum, ışıltılı giyinmekte mümkün. Ama ben o değilim, kader benim üzerime en çok tevazuyu yakıştırdı. Ben de onu giydim…
- Ağlaya Ağlaya şarkınız uzun süre hit olmuştu. Yeni albümden hit şarkı favoriniz var mı?Hit ne, yeniyor mu? :) Şakası bir yana, benim hiç hit arayışım olmadı. Şarkılarım hit olduğunda da anlayamamıştım, ve o kafaya girememiştim. Benim açımdan durum şuydu; insanlar yaptığım bazı şeyleri sevdi, bazılarını sevmedi. Hepsi bu, ve bu olağan. En büyük sırlar da böyle basit yerlerdedir, evin heryerinde yana yana aradığınız anahtarın aslında ceketinizin cebinde olması gibi bir şey.Her yaptığımız şarkı çok sevilecek diye bir kaide de yok, kaldı ki bizim müzik sektörümüz bu konuda tamamiyle kumardır. Kimin neyi seveceğini asla bilemezsin, bilebiliyorsan da işin Müzik değildir zaten, ne bileyim belki de stream borsacısı gibi bir şeysindir. Ama işin gerçekten sanatsa; bunun nereye varacağını ne bilebilirsin, ne de düşünebilirsin. Senin düşünebildiğin, düşleyebildiğin tek bir şey vardır o da ürettiğin sanattır. Sahiden üretici insanların dünyaları yeterince hassastır zaten, onlar bir de hangi şarkısının hit olacağını düşünmeye kalkarlarsa erkenden yorulur ve tükenirler… Tabii ki hepimiz yaptığımız şeylerin sevilmesini isteriz, ama herkes tarafından değil. Herkesin sevebildiği bir şey ne kadar özgün olabilir ki? Ben erişebildiğim bütün kalpler ile mutluyum, çok şükür. Seven de sevmeyen de iyiki var. Ben benim müziğimi sevmeyen insanları da anlayabiliyor ve saygı duyabiliyorum, eğer onlar olmasalardı gerçekten sevenleri nasıl ayırt edebilirdik?Bazı eserler onlara hitap eder, bazıları binlere ve bazılarıysa milyonlara. Ben herbirini tatmış bir sanatçı ve üretici olarak mutluyum, yeni heyecanlara da açığım. Kısacası ben de süreci merakla izliyor olacağım.SÜRPRİZ BİR DÜET DAHA GELİYOR!- Düetler son zamanların trendi haline geldi. Başka kimlerle düet yapmak istersiniz, böyle bir proje var mı ilerleyen zamanlarda?Yapmış olduğum sürpriz bir düet var Gülden ile harika bir şarkı yapmıştık onu yayınlamayı düşünüyoruz. Bana kalsa ben sevdiğim herkesle düet yapabilirim, ama her zaman her şey bize kalmıyor ve ben herkesi sevemiyorum. Yine de sorunuza istinaden düşüneyim… Mesela Sagopa Kajmer ile müzik yapmayı çok isterdim, Sezen Aksu ile mesela… Şimdilik ilk aklıma gelenler bunlar, düşünürsem elbet bulurum ama istediğimiz her şey mümkün olmuyor. Olsa da olmayabiliyor, müzik garip bir şey. Tanışmak lazım, sevmek ve sevilmek lazım. Daha sonrasında müzik su gibi akıyor… - Kibariye Tekir ikilisini konserlerde, sahnelerde de görebilecek miyiz? Bu sorunun net cevabı bende yok, ben tabii ki çok isterim. Ama bir de Kibariye ablaya sormak lazım değil mi :)- Son olarak hayranlarınıza buradan neler söylemek istersiniz?Benim hiç hayranım olmadı benim nazarımda, sevenlerimdir onlar. Ben de onları çok seviyorum. Mümkün oldukça bol bol gülsünler, hayat güldüğümüz anlardan ibaret… He bir de; sonbaharda yeni şarkılarda buluşalım, yüreklerinizden öpüyorum. Sevgiler...
Haberle ilgili daha fazlası:#Tekir Ve Kibariye Düeti#Aglaya Aglaya Şarkısı#Tekir

68960f19de5ab3cb7472279e.jpg


Cemile Gelgeçcgelgec@hurriyet.com.trOluşturulma Tarihi: Ağustos 08, 2025 17:55'Ağlaya Ağlaya' şarkısıyla hayatımıza giren yetenekli şarkıcı Tekir, Kibariye ile düeti “Bak Nasıl Çatlatacam” parçasıyla bu kez müzik listelerini çatlatmaya geliyor. Sevgili Tekir ile yeni albümü, yüreklere dokunan müzikle tanışma hikayesini ve daha pek çok şeyi konuştuk. Bir de sürpriz düet müjdesi var! Herkese keyifli okumalar...
Haberin Devamı- Kibariye ile düetiniz “Bak Nasıl Çatlatacam” hayırlı olsun. Dinleyicilerden nasıl geri dönüşler aldınız?Neredeyse hepsi gayet olumlu ve neşeliydi, bambaşka bir kitleyi de dinleyicilerimizin arasına kazanmış olduk ve bu benisevindirdi açıkçası. Bütün düğünlerde çalması da cabası… Bazı düğün videolarını görüyorum ve çok gülüyor, mutlu oluyorum.Ama tabii bizim esas kemik kitle, benim deyimimle “Derdo Team” tam olarak tatmin olmadılar… Yeterli keder ve dert dozajını alamadıkları için biraz sitemkarlar, ama onlarla sonbaharda yine aynı hüzünlerde buluşacağız, özledikleri derdo Tekir hala burada :) Sadece biraz olsun farklı ve neşeli bireyler de yapmak istedim hepsi bu. Gerçi onlar alışkınlar benim çeşitli şeyler yapmama, bu derdosal bağlamda özleştik sadece biraz o kadar…Haberin Devamı- Peki, Kibariye ile bu proje için nasıl bir araya geldiniz? Şarkı Romanesa albümünüzden, düet için bu şarkıyı seçme hikayenizi dinleyebilir miyiz?Ben zaten bu albümü toparlama sürecindeydim, çeşitli zamanlarda yapmış olduğum birkaç hareketli ve etnik tabanlı şarkılarım vardı… Yani tabiri caizse “oynak” şarkılar. “Bu şarkıları bir araya getirip neden bir albüm yapmayayım ki?” dedim kendi kendime. Açıkçası roman havası yapmak aklımın ucundan bile geçmezdi, kariyerimin başından bu yana etnik kökenimi duyan herkes bana bu konuda diretti hep, çok istediler. Fakat ben olmaz ben yapmam diye düşünüyordum.Şimdi asıl bu albüm işi nasıl buraya geldi onu anlatayım, en başından yani…Bir gece Gökhan Namlı için Vursunlar (roman Version)’un aranjesini yaptığım esnada masanın başında bir verse denedim, şarkıların prodüksiyon sürecinde bazen anlık böyle can sıkıntısından yaptığımız matraklıklar olabiliyor. Sonra dedim kaydedeyim bunu bir de öyle dinleyeyim. Sonra o gece evdeki arkadaşlarım geldiler odaya, dedik ki arayıp dinletelim Gökhan abiye de. Aradım dinlettim “Ya ben böyle birşey kaydettim baksana abi” dedim gülerek, Gökhan abi çok beğendi. “Allah allah, ciddi misin abi ya?” gibi bireyler söyledim, bir yandan da evdeki arkadaşlar da aynı şekilde yükseliyor ama ben hala “Ya kardeşim öylesine kaydettim siz ciddi misiniz baya baya yayınlayalım mı yani bu şarkıyı böyle düet şeklinde? Bana sorarsanız bilemiyorum.” falan dedim, e herkes “KesinHaberin Devamıyayınlanmalı” diyince tamam dedim ben de. En nihayetinde diskografime bakınca zaten ne ararsan var… E bu da olsun madem diye düşündüm ve yayınladık. Sen misin yayınlayan? Bu bir sevildi, bir sevildi anlatamam.
"O AN DÜET YAPMASAK, BİR DAHA DENK GELEMEYEBİLİRDİK"Sonra devamı gelmeli gibisinden yorumlar alınca işte asıl o zaman başladım şarkıları toparlamaya. Daha sonrasında bu “Bak Nasıl Çatlatacam” şarkısını yazıp hazırladım bir demo, ve o dönem de Kibariye abla ile aynı dağıtım şirketinde çalıştığımızı öğrendim. Şirketimizin Türkiye temsilcisi çok sevdiğim sevgili Ahu Özışık ile göz göze geldik veHaberin Devamı“neden olmasın?” Diye düşündük. Heyecanla Kibariye ablaya şarkıyı dinlettik. Çok beğendi, ve tek dinlemede stüdyoya girip okuması gibi bir durum oldu. Çünkü zaman kısıtlıydı, bayram haftasıydı ve o İzmir’de bayram ziyaretleri için ailesi ile vakit geçiriyordu birkaç gün, daha sonrasında malum konser telaşları var ve tabii benim de hem konser hem albüm koşturmaları. Dedik ki bu işi hemen yaptık yaptık, yapamazsak bir daha Kibariye abla ile denk gelemeyebiliriz. Aldım bilgisayarımı, atladım arabaya, gittim izmire, girdik stüdyoya ve sonuç bu. Stüdyoda da arkadaşımın kayıt esnasında çektiği bir kaç görüntüyü topladık bir araya verdik klip olarak. Alın size “Romanesa” nın doğuşunun ve “Bak Nasıl Çatlatacam” düetinin hikayesi…Haberin DevamıBenim her işim bu şekilde spontane gelişiyor, yola çıkıyorum bir anda ve yolda oluyor ne oluyorsa. Söz- Müzik ve bütün aranjman müzik prodüksiyonumu kendim yapıyorum. Bütün kariyerim bir yolculuktan ibaret, tıpkı hayat gibi. Hiçbir şey planlamıyorum ve size yemin ederim 5 yıl sonrasına bakınca falan kendimi hiçbir yerde göremiyorum. Yarınasenedimiz var mı ki? Bence biz geleceği planlarken bugünümüzü çoktan harcıyoruz, o esnada da hayatın bizim için farklı planları oluyor tabii. E hali hazırda hayatın bizim için planları varken; neden sadece elimizden geleni yapıp gerisini ona bırakmıyoruz? Yeterli ve gerekli çalışmanın, şart olan disiplinin dışındaki her şey; kendimize stres yüklemekten başka bir şey değil…Haberin Devamı"BABAMIN ÖLÜMÜNDEN SONRA MÜZİKLE TANIŞTIM"-Tekir hayatımıza Ağlaya Ağlaya şarkısıyla girdi. Peki, müzik Tekir'in hayatında nasıl yer almaya başladı?9 yaşımda babamı kaybedince annem ve iki kardeşim ile İzmir’den kalkıp İstanbul’a geldik. Gurbeti bu yaşta öğrendim, ölümü, yası, hasreti, yalnızlığı, aile olmayı, mücadeleyi… Ve o zaman tanıştım müzikle, bir bağlama ile başladı herşey. Sonrasında çok çeşitli enstrümanlar, sonrasında küçük cümleler not etmeye başladım… Birgün o küçük cümleler uzun uzun şiirlere döndü, sonra o şiirler şarkılara, sonra o şarkılar yıllar içerisinde Tekir’e dönüştü… Tekir de o şarkılara.Bu yol benden beni istedi, ben de verdim. Hayatımda yer almadı, hayatım oldu. Yani benim hayatımın bir parçası değildi, ben hayatımın bütün parçalarını toparlayıp onlardan müzik yaptım. “Ağlaya Ağlaya” sın içerisinde olduğu “Chillebesk” EP’sini hazırlarken evden çıkamadığım bir dönemdeydim. Kaygı bozukluğum ve depresyonum agorafobiye evrilmişti. Tamhatırlamıyorum ama belki 1 yıl, belki de daha fazla sürdü o evden çıkamama sürecim. Hatta o EP’yi sattığımda klibi “Nasıl çekeceğiz?” Sorusunun yanıtı henüz yoktu bende. Ama fikrim hazırdı, ben bir ormanda yürüyeceğim, şarkıları söyleyeceğim, siz de beni çekeceksiniz. One shot, başlayacak kayıt ve akacak. Hepsi bu. Bir pantolon ve bir gömlek, herşey dümdüz ve sade. Çünkü fazlasını yapacak ne takatim vardı, ne cesaretim, ne de bu yönde bir heves ve isteğim… Sonrasında da hep bu sadelikte yaptım herşeyi, tembelliğimden değil; tahammülüm yok hiçbir şeyin fazlasına. Gözüm de yok zaten. Yoksa janjanlı klipler çekmeyi ben de biliyorum, ışıltılı giyinmekte mümkün. Ama ben o değilim, kader benim üzerime en çok tevazuyu yakıştırdı. Ben de onu giydim…
- Ağlaya Ağlaya şarkınız uzun süre hit olmuştu. Yeni albümden hit şarkı favoriniz var mı?Hit ne, yeniyor mu? :) Şakası bir yana, benim hiç hit arayışım olmadı. Şarkılarım hit olduğunda da anlayamamıştım, ve o kafaya girememiştim. Benim açımdan durum şuydu; insanlar yaptığım bazı şeyleri sevdi, bazılarını sevmedi. Hepsi bu, ve bu olağan. En büyük sırlar da böyle basit yerlerdedir, evin heryerinde yana yana aradığınız anahtarın aslında ceketinizin cebinde olması gibi bir şey.Her yaptığımız şarkı çok sevilecek diye bir kaide de yok, kaldı ki bizim müzik sektörümüz bu konuda tamamiyle kumardır. Kimin neyi seveceğini asla bilemezsin, bilebiliyorsan da işin Müzik değildir zaten, ne bileyim belki de stream borsacısı gibi bir şeysindir. Ama işin gerçekten sanatsa; bunun nereye varacağını ne bilebilirsin, ne de düşünebilirsin. Senin düşünebildiğin, düşleyebildiğin tek bir şey vardır o da ürettiğin sanattır. Sahiden üretici insanların dünyaları yeterince hassastır zaten, onlar bir de hangi şarkısının hit olacağını düşünmeye kalkarlarsa erkenden yorulur ve tükenirler… Tabii ki hepimiz yaptığımız şeylerin sevilmesini isteriz, ama herkes tarafından değil. Herkesin sevebildiği bir şey ne kadar özgün olabilir ki? Ben erişebildiğim bütün kalpler ile mutluyum, çok şükür. Seven de sevmeyen de iyiki var. Ben benim müziğimi sevmeyen insanları da anlayabiliyor ve saygı duyabiliyorum, eğer onlar olmasalardı gerçekten sevenleri nasıl ayırt edebilirdik?Bazı eserler onlara hitap eder, bazıları binlere ve bazılarıysa milyonlara. Ben herbirini tatmış bir sanatçı ve üretici olarak mutluyum, yeni heyecanlara da açığım. Kısacası ben de süreci merakla izliyor olacağım.SÜRPRİZ BİR DÜET DAHA GELİYOR!- Düetler son zamanların trendi haline geldi. Başka kimlerle düet yapmak istersiniz, böyle bir proje var mı ilerleyen zamanlarda?Yapmış olduğum sürpriz bir düet var Gülden ile harika bir şarkı yapmıştık onu yayınlamayı düşünüyoruz. Bana kalsa ben sevdiğim herkesle düet yapabilirim, ama her zaman her şey bize kalmıyor ve ben herkesi sevemiyorum. Yine de sorunuza istinaden düşüneyim… Mesela Sagopa Kajmer ile müzik yapmayı çok isterdim, Sezen Aksu ile mesela… Şimdilik ilk aklıma gelenler bunlar, düşünürsem elbet bulurum ama istediğimiz her şey mümkün olmuyor. Olsa da olmayabiliyor, müzik garip bir şey. Tanışmak lazım, sevmek ve sevilmek lazım. Daha sonrasında müzik su gibi akıyor… - Kibariye Tekir ikilisini konserlerde, sahnelerde de görebilecek miyiz? Bu sorunun net cevabı bende yok, ben tabii ki çok isterim. Ama bir de Kibariye ablaya sormak lazım değil mi :)- Son olarak hayranlarınıza buradan neler söylemek istersiniz?Benim hiç hayranım olmadı benim nazarımda, sevenlerimdir onlar. Ben de onları çok seviyorum. Mümkün oldukça bol bol gülsünler, hayat güldüğümüz anlardan ibaret… He bir de; sonbaharda yeni şarkılarda buluşalım, yüreklerinizden öpüyorum. Sevgiler...
Haberle ilgili daha fazlası:#Tekir Ve Kibariye Düeti#Aglaya Aglaya Şarkısı#Tekir

68960f3bde5ab3cb747227a0.jpg