Bazı hâller vardır ki izahı, kendisinden daha kaba düşer. Bu yüzden insan, her duyduğunu dile getirmez;
her hissettiğini de görünür kılmaz. Zira her şeyin açık edilmesi, onu hak ettiği derinlikten mahrum bırakır.
Bu çağ, duyguyu hızla tüketmeye meyilli. Anlaşılmayan değil; çabucak hükme bağlanan bir dünyadayız. Oysa bazı kırılmalar, hüküm değil sükût ister. Çünkü incelik, en çok kendini geri çekebildiği yerde muhafaza edilir.
İnsan, zamanla şunu idrak eder: Herkesin anlayışı, her duygunun muhatabı değildir. Bu yüzden bazı şeyler anlatılmaz; sadece taşınır.
Ve belki de en sahici duruş, tam burada başlar:
İzaha düşmeden, sınırı zarafetle koruyabilmekte. 𝓥